close
Faydalı Bilgiler

Dimyat’a Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak

Bazı atasözleri, tüm sözler gibi dilin olanaklarını zorlayacak kadar farklı anlaşılmalara yol açmakta. “Nerede çokluk, orada b.kluk” gibi… Hoş tüm bu sözleri ata sözü olarak değerlendirmek her zaman mümkün değil ancak, insanlığın bir kültür mirası olduğu, doğruluk payının yaşantılardan süzülüp gelmesi nedeniyle yüksek olduğunu kabul etmekte fayda var. Bazı sözler ise hem doğruluk hem de çelişkiler içermesi, farklı düşünsel tercihlerin izini barındırması nedeniyle oldukça öznel ve oldukça bireyci.

Dimyat’a Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak

Bu söz de aslında yılmadan mücadele et, inandığın değerler peşinde koş, umutlarını, hayallerini gerçekleştirmek için çalış anlamına gelen tüm sözleri yalanlar nitelikte… Kaderine koşulsuzca razı ol, bundan fazlasını istersen bundan da olursun anlamı taşıması açısından çok önemli bir örnek. Bu söz kimilerince “Midyat’a Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak” şeklinde kullanılsa da doğrusu Dimyat’a Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak tır… Elindeklerle yetinmeyip, daha fazlasını isteyenler ve bu uğurda çaba gösterenler, bazen ellerindekini de yitirebilirler anlamında kullanılmaktadır. Bundan iyisini ararken elindekilerini de yitirme.”Gel şu işten vazgeç, Dimyat`a pirince giderken evdeki bulgurdan da olma.”

Atasözleri yaşanmışlıktır. Hemen tüm atasözlerinin bir insanlık deneyimi içerdiğini de unutmamak gereklidir. Hemen her atasözünün gerçek bir hikayesi vardır. Bu hikayeler günümüze kadar değişiklik geçirmiş olabilirler ancak özü aynı ana fikri taşımaktadır. Bu yüzden atasözlerini açıklarken, nasıl, nerede ve niçin söylendiğini dikkate almak gereklidir.

Gelelim Dimyattaki Pirincin ve evdeki bulgurun hikayesine:
Dimyat, sanıldığı gibi Türkiye’de değil. Mısır’da, Süveyş Kanalı ağzında bir iskele… Eskiden ünlü Mısır pirinci hasır torbalar içinde Türkiye’ye gelirmiş. Dimyat’a pirinç almak için giden bir Türk tüccarının bindiği gemi Akdenizde Arap Korsanları tarafından soyulmuş. Tüccarın bütün altınları korsanlar tarafından alınmış.

Büyük zorluklar sonrasında Türkiye’ye dönen pirinç tüccarı o yıl iflasın eşiğine gelmiş. İstanbul’dan memleketi Karaman’a dönmüş. O yıl tarlasından kalkan buğdayları da bulgur tüccarlarına sattığından, kendi ailesi kışın bulgursuz kalmışlar. Bu durumdan sonra “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak” sözü yaygın olarak kullanılmaya başlamış.

Bu hikayeden de anlaşıldığı üzere bazen atasözlerine kaynaklık eden olayla, atasözünün çağrışım gücü tam olarak örtüşmüyor hatta genelleme nedeniyle farklı anlamalara neden olabiliyor. Bunu önlemenin yolu da atasözlerinin zaman ve mekan içerisindeki kullanımı ile ilgili bir hikayeyi bilmesi daha doğru olacaktır…

Yorumunuz