Depremzedeler için "Mobil Sağlık Hizmeti" ve "Sağlık Merkezi" uygulamaları başlatıldı

Depremzedeler için "Mobil Sağlık Hizmeti" ve "Sağlık Merkezi" uygulamaları başlatıldı

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenenler, Ankara İl Sağlık Müdürlüğünce hayata geçirilen “Mobil Sağlık Uygulaması” ile yerleştirildikleri yerlerde sağlık kontrolünden geçiriliyor, tedavileri planlanıyor, ilaçları yazılıyor, Mamak ve Çubuk’ta açılan sağlık merkezlerinde ise gebe, bebek ve çocukların aşıları yapılıyor.

Halk Sağlığı Başkanlığınca, Valiliğin koordinasyonunda, Kredi Yurtlar Kurumuna (KYK) bağlı yurtların yanı sıra çeşitli misafirhaneler ile otellere yerleştirilen depremzedelere yönelik, "Mobil Sağlık Hizmeti" başlatıldı. 500’den az kişinin bulunduğu misafirhane ve otellerdeki depremzedelere hizmet vermek üzere oluşturulan mobil sağlık ekibinde birer hekim ve hemşire görev yapıyor.

Mobil sağlık ekipleri, afetzedeleri bulundukları yerlerde rutin sağlık kontrolünden geçiriyor, kronik rahatsızlığı olan hastaların ilaç bilgilerini alıyor ve ilaçlarının teminini sağlıyor. Ekipler, muayene sonrasında gereklilik halinde afetzedeyi bir sağlık merkezine sevk de ediyor.

Çubuk ve Mamak’ta sağlık merkezleri

Depremler sonrasında Çubuk ve Mamak’ta 500 ve üzerinde depremzedenin misafir edildiği yerleşkelerde ise ayakta teşhis ve tedavinin yapıldığı birinci basamak sağlık hizmeti verilen merkezler oluşturuldu.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi KYK öğrenci yurdundaki merkezde 24 saat, Mamak Araplar Mahallesi’nde bulunan Büyükşehir Belediyesine ait Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde ise her gün belli saatlerde depremzedelere sağlık hizmeti sunuluyor.

Merkezlerde, muayene, teşhis ve tedavi, bebek, çocuk ve gebelere yönelik aşı uygulamaları, enjeksiyon, pansuman gibi tıbbi müdahaleleri içine alan birinci basamak acil tıbbi hizmetler veriliyor.

"Her ilçede mobil sağlık ekipleri oluşturuldu"

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Gül, uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Deprem bölgesinden Başkente getirilen ya da kendi imkanlarıyla gelen depremzedelere, bulundukları yerleşkelerde sağlık hizmeti vermeye başladıklarını dile getiren Gül, şunları söyledi:

"Depremin hemen ardından yaptığımız planlama doğrultusunda 500 ve üzerinde depremzedenin bulunduğu yerlerde sağlık merkezleri açtık. Sağlık merkezlerinde, depremzedeler muayene ediliyor, tedavileri düzenleniyor, ilaçları temin ediliyor, yara pansumanları ve enjeksiyon hizmetleri yapılıyor. Bunun yanı sıra, gebe, bebek ve çocukların aşıları yapılıyor. Yine birinci basamak acil sağlık hizmetleri de veriliyor. Bu kapsamda da alerji, göğüs ya da başka ağrı gibi durumlarda müdahalede bulunuyor, bizi aşan durumlarda ise hastamızı ambulansla ileri bir sağlık kuruluşuna sevk ediyoruz."

Sağlık merkezlerindeki görevli veya gönüllü tüm sağlık çalışanlarına teşekkür eden Gül, merkezden hizmet alan kişi sayısının her gün arttığını belirtti. Gül, "Çubuk’taki merkezde günlük ortalama 150 hasta muayenesi yapılıyor. İlk gün yaklaşık 400 kişiye tarama yapıldı" diye konuştu.

Gül, misafirhane ya da otellerde bulunan depremzedelere de her ilçede "Mobil Sağlık Hizmeti" ile ulaştıklarını belirterek, "Afetzedelerin yanlarına gidilerek, sağlık durumları sorgulanıyor, muayeneleri yapılarak tedavileri düzenleniyor" dedi.

"Devletimiz güçlüdür, bunun altından da kalkar inşallah"

Çubuk’taki Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi KYK öğrenci yurduna yerleştirilen ve ayağındaki yaraya müdahale edilerek pansumanı yapılan afetzede İbrahim Kaya, Kahramanmaraş’ta depreme yakalandıklarını söyledi.

Merkezdeki evlerinde sarsıntıyı hissettiklerini ve eşiyle yatağın yanına yatarak, sarsıntının bitmesini beklediklerini dile getiren Kaya, "Birdenbire gürültü koptu, ne olduğunu ne yaşandığını bile anlamaya fırsatımız olmadı. Allah, diye bağırdık" dedi.

Kaya, sarsıntının bitmesiyle birlikte dışarı çıktıklarını ve çocuklarının oturdukları binaya koştuklarını aktararak, şunları kaydetti:

"Bir oğlumun evi çöktü, ona ulaşmaya gittim. O tufanın içinde, oğlumun evine ulaşmak için yalın ayak 500 metre koştum. Onlara ulaşmak isterken ayağımdan yaralandım. Oğlumun da eli yarıldı, belinde ve ayaklarında çok ağrısı var. Can kaybı yok, torunlarımla birlikte sağ çıktılar binadan. Ailemden kaybım olmadı ama komşularımı, yakınlarımı kaybettim. Bitti, gitti herkes. Binalar ikiye ayrıldı, çöktü. Felaket, başka kelime yok. Benim 5 çocuğum var, kızlarımdan birinin evi tamamen çöktü. Evlatlarımın hepsi hayatta ama birçok can gitti, evlerimiz bitti."

Kaya, iki günü dışarıda geçirdikten sonra Ankara’ya geldiklerini ve yurda yerleştirildiklerini söyledi. Kaya, "Biz yine şanslıydık, Allah devletimize zarar ziyan vermesin. Devletimiz güçlüdür, bunun altından da kalkar inşallah" diye konuştu.

Leave a Comment